Serbestiyet Çağında Garip Kalan Mü’min
- Ayrıntılar
- Kategori: Güncel Meseleler
Vaktiyle, hani o 2000’li yılların başında bir yerlerde yayınlanan ve bugün tozlu dijital raflarda unutulmaya yüz tutmuş bir yazı vardı: “Ahir Zamanda Genç Olmak”. Bugün pek kimse hatırlamasa da, o günün "blue-jean" ve "jöle" reklamları üzerinden kurulan o naif sancısı, aslında bugün içinden geçtiğimiz devasa fırtınanın ilk rüzgârıydı. O yıllarda dinî hayatın önünde dışarıdan örülen duvarlar, aşılması gereken barikatlar ve yasaklar vardı. Biz de safiyane bir niyetle zannederdik ki; şu engeller bir kalksa, şu baskılar bir bitse, imkânlar bir genişlese her yer gül gülistan olacak.
Algoritmaların Gölgesinde Kaybolan Ruh
- Ayrıntılar
- Kategori: Manevi Meseleler
Gece saat 01.30…
Odanın sessizliğini yalnızca ekranın soğuk ışığı bozuyor. Elinde telefon, başparmağıyla dünyaları yukarı kaydıran bir genç; bir video, bir manzara, bir tartışma derken sonu gelmeyen bir akışın içinde sürükleniyor. Görünüşte sadece görüntüler akıyor gibi. Hâlbuki hakikatte eksilen, insanın en kıymetli sermayesi olan ömrü. Sabah namazına saatler kala zihin yorulmuş, dikkat dağılmış, kalbin sükûneti zedelenmiş. Modern dünyanın en derin istilalarından biri de bu: Gürültüsüz, sessiz, yavaş; fakat derine işleyen bir istila…
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Niyetine Kurban Kesmek Caiz mi?
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkhi Meseleler
İslam medeniyetinde ibadetler, sadece ferdin kendi ruh dünyasını inşa etmesi değil, aynı zamanda müminler arasındaki manevi bağları güçlendiren birer köprü vazifesi görür. Müslümanlar, yaptıkları ibadetlerin sevabını başkalarına bağışlayarak bu manevi dayanışmayı diri tutmuşlardır. Sevabı vefat etmiş müminlerin ruhlarına bağışlanmak üzere yapılan mali ibadetler, İslam toplumlarında köklü bir gelenek hâline gelmiş ve fıkhî delillerle temellendirilmiştir.
Bu vefa halkasının en müstesna örneklerinden biri de, varlık sebebimiz ve ümmetin rehberi olan Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.) adına kesilen kurbanlardır. Bu uygulama, Hanefî fıkhının kabul ettiği “ihdâ-i sevâb” (sevap bağışlama) prensibi çerçevesinde değerlendirilmiştir.
"Yüzü suyu hürmetine" şeklinde yapılan dualar şirk midir?
- Ayrıntılar
- Kategori: İtikadi Meseleler
Bir mü’minin, Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve rahmetine sığınarak kendi acizliğini kabul ve Allah (C.c.)’ya kul olduğunu izhar ettiği en mühim kulluk vazifelerinden biri de duadır. “Dua esasen davet gibi çağırmak manasına mastardır. Sonra küçükten büyüğe ve aşağıdan yukarıya doğru vaki talep ve niyaz için isim olmuştur.
Mâli cihadın bilincinde miyiz?
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkhi Meseleler
Malın infakı ile alakalı farz ibadet olan zekatı, verileceği yerleri biliyoruz. Peki müteaddid ayeti kerimede ifade edilen, "mallarınızla ve canlarınızla cihad ediniz", emri fermanının mâ sadakı olan mal ile cihadın şuurunda mıyız. Bu cihad nedir, limiti nedir, ehemmiyeti nedir?
