Şu Hristiyanların cennet meselesi

Yayınlanma İtikadi Meseleler

Hristiyanlar Cennete girecek mi? Böyle net cevaplı bir suali günümüzde aksini iddia edenlerle ikna çalışmaları gibi bir sektör oluştu. Günümüz diyalogcuları, bir taraftan samimi Müslümanlar için: Öyle, bir gece ibadet etmekle cennete girilmez, cennet o kadar ucuz değil” diyerek, mübarek gün ve gecelerde yapılacak, bir takım ibadetlerden soğutmaya çalışıp, Müslümanların maneviyatını kırarken; diğer taraftan da İslam’ı kabul etmeyen, peygamberimizi tanımayan, batıl din mensuplarını Cennete sokmak için, nedendir bilinmez, bütün gayretlerini ortaya koyarlar.

Bu maksatla:
“Şüphe yok ki iman edenler ve Yahudiler, Sabiiler, Nasraniler, bunlar içinden her kim Allah’a ve Ahiret gününe iman edip de, salih amel işlerse, artık onlara korku yoktur ve onlar mahzun olacak değillerdir. (Maide 69- Bakara-38) ayet-i kerimesini delil olarak kullanırlar.
Derler ki: “İşte Allah, kendine ve Ahiret gününe iman edip, güzel işler yapan, kim olursa olsun, onları affedeceğini ve cennetine koyacağını haber veriyor.”
Bunlara cevap vermeden önce öncelikle bu ayet-i celilede geçen dört sınıfı tanıyalım.
Birincisi İman edenlerdir.
Ayet-i kerimenin devamında, Allah’a ve Ahiret gününe iman etme, şartı koşulduğuna göre, bu kimselerin suretâ mümin görünüp, kalplerinde küfrü gizleyen, münafıklar olduğu anlaşılır.
İkinci ve Üçüncüsü sınıf: Yahudiler ve Hıristiyanlardır.
Dördüncü sınıf da: Sabiilerdir ki, Hıristiyan ve Mecûsiler arasında, yıldızlara veya meleklere ibadet ettiği söylenen bir kavimdir. Asıl dinleri Nuh A.S.’a dayandığı söylense de, itikatları tamamen bozuktur.
 Bu dört sınıftan olan, Münafık ve Sabii’lerden bahsetmeye ihtiyaç yoktur. Zira onların bu inançlarıyla Cennete giremeyeceği her kesin malumudur.
O halde geriye kalan Hıristiyan ve Yahudilerin, mevcut Allah ve Ahiret inançlarından bahsedelim ki, Müslüman olmadan, cennete girilip-girilemeyeceği ortaya çıkmış olsun.

Hıristiyanların Allah İnancı

Hıristiyanlar, Cenab-ı Hak için; Vücud, ilim, hayat olmak üzere üç asıl ispat ederler.
Vucud’a, baba; İlme, oğul; hayata da, kulsal ruh ismini verirler.
İlim aslının, İsa A.S’ın bedenine intikal ettiğini söyleyerek, üç farklı ilah ittihaz etmiş ve şirke düşmüş olurlar.
Muharref İnciller’de  yazılı şu ifadeler,

“Bütün papazlar bilir ki: “İsa A.S semaya kaldırıldığında yazılı olarak bir İncil bırakmadı. İsa A.S’dan sonra elliden fazla İncil yazıldı. Bunlar arasından da dördü seçildi. İsa A.S’dan 8-10 sene sonra Filistin’de Süryânî lisanında Matta İncili yazıldı. Şu an Matta’nın bu nüshası yoktur. Yunanî denilen nüshası vardır. Markos İncili, otuz sene sonra Roma’da yazıldı. Luka İncili, yirmisekiz sene sonra İskenderiye’de Yunanî olarak yazıldı. Yuhanna İncili ise, 38 veya 65 sene sonra  Efsus şehrinde yazıldı.  Hepsinde rivayetler ve hikayeler ve İsa A.S’dan sonra hasıl olan bazı hadiseler yazılıdır. Luka ve Markos havarilerden değildir. Başkalarından işittiklerini yazmışlardır. Bunları yazan kitaplarına İncil demediler. Kendilerince bir tarih kitabı yazdılar. Ancak sonra gelenler tercüme ederken İncil ismini kullanmaya başladılar.



bu sapık inancı, açıkça ifade eder: “Ben ve baba birdir. Kim beni görürse babayı görmüştür. Ben babadayım, baba da bende.
Daha önce bir papaz iken, Müslüman olmuş Tuhfetü’l-Erip isimli kitabın musannıfı Abdullah Tercüman bu hususta der ki:
“Hıristiyanlar; üçten biri olan Hz. İsa, Allah’ın oğlu olup, Onun İnsanlık ve ilahlıktan ibaret iki tarafı vardır, derler.”
 Böyle bir inanç hiç şüphesiz şirktir. Bu husus, ayet-i celilelerde şöyle beyan buyrulur:

“Elbette küfretti şunlar: Allah üçün üçüncüsü diyenler, halbuki bir tek ilahtan başka ilah yok. Eğer bu dediklerinden vazgeçmezlerse, elbette içlerinden kafir kalanlarına şüphesiz ki bir elim azap dokunacaktır. (Maide 73)

 “Elbette küfretti şunlar: “Allah Meryem’in oğlu Mesih’tir” diyenler. Halbuki Mesih şöyle demişti: “Ey beni İsrail. Hep o Allah’a ibadet ediniz ki benim de rabbım sizin de rabbınız. Allah’a kim şirk koşarsa, Allah ona cennetini haram etmiştir ve varacağı yer ateştir ve zalimlerin yardımcısı yoktur.

“Ey ehl-i kitap! Dininizde haddi tecavüz etmeyiniz, Allah’a karşı hak olmayanı söylemeyin. Mesih İsa İbn-i Meryem, sadece Allah’ın Rasülü, ve Meryem’e ilka eylediği kelimesi ve ondan bir ruhtur. Başka bir şey değil, gelin Allah’a ve Rasülüne iman getirin. Üç demeyin. Vazgeçin, hakkınızda hayırlı olur. Allah ancak tek bir ilahtır, O Sübhan, bir veledi olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa onun. Vekil olmak için de Allah kâfîdir.”  (Nisa 171)


Batuhan Alkan /incemeseleler.com