Küsûf Namazı

Kategori: Nimet-i İslam


Küsuf (Güneş tutulması), husuf (Ay tutulması), zelzele, şedit rüzgârlar, devamlı yağmur, yakıcı yıldırımlar, korkunç karanlık, korkunç sel, müstevli emraz gibi, korkulu ve ürküntülü zamanlarda, - bütün hâdiselerin - kâinatı ibdâ' edene izâfesini - hakikat olarak kabul edip - kerahet vaktinin gayride, namaza durmak ve iki veya daha ziyade, çift rekât namaz kılmak, sünnettir (1). Büyük sûreler, okuyarak ve rükû ve sücud tesbihlerini çoğaltarak, bu namazları, uzatmak dahi, sünnettir (2).

Aleyhissâlâtü ves selâm efendimiz hazretleri : «Bu gibi felâketleri gördüğünüz zaman namaza sarılın.» buyurmuşlar ve oğlu İbrahimin. vefatı gününde vâki, olan güneş tutulmasını çocuğun ölümüne atf ve isnat etmek isteyenlere, cevaben - cemaatle - iki rekât namazdan sonra, hutbe suretiyle: «Güneş ve ay, Cenab-ı Hakkın âyâtındandır. Hiç kimsenin vefatı yahut hayatı için, tutulmazlar,» buyurmuşlardır.

Hazreti risalet zamanında husuf dahi, birçok kere vâki olmuş ise de, onda cemaatle namaz kılındığı, rivayet olunmamıştır.

Küsuf cemaati dahi, cuma imamının mevcudiyetiyle, meşrut olup, onda da, ezan ve ikamet ve âşikâre kıraet, meşrû değildir. Ezana bedel, (Namaza! Namaza!) diye nidâ olunur.

Bu namazların hiç birinde, hutbe olmadığı gibi, duâ için, minbere çıkmak dahi, yoktur.

Küsuf namazı, cemaatle kılındığına göre, imam namazdan sonra, oturduğu yerde, kıbleye karşı olarak, veyahut daha güzel olmak üzere ayak üzeri olduğu halde, o cemaate yönelerek, duâ eder. Cemaat, oturduğu yerde, âmin derler.

------------------

(1)Semâvî ecramın tesirini ispat ile uğraşanlar, husûf ve küsûfta, türlü tevehhümata tâbî olageldiklerinden, hakîki tesirin, Cenabı vâhidi kahhara hasri ve herkere sabr ve salât ile, istianeyi, emreden âlî dînimiz, bize o evhamdan ferağı ve bu gibi.birer sebep ve vesîleye mebni, namaz ile iştigali, tavsiye buyurmuş, demektir. Buhususta, tefennün ve tefelsüf daiyesinde bulunanlara, mevizai hasene olmak üzerematbû kafilei şuarının, cim faslında, (1065) tarihinde vefat eden, melhamel manzume sahibi, İbrahim Cevrî, namındaki şairimizin tercümei hallerini, okumalarınıtavsiye ederim.

(2)Aleyhis-selâm efendimiz, rukûu uzattıkları için, iki yaptı zannedilerek Hazreti Ayişenin hadisinde, (salâtı — küsûf), ikişer rükû ile kılındı, diye rivayet olunmuş, ve o rivayet, imam Şâfiînin mezhebi olmuştur.