EBÛ TALHA EL-ENSÂRÎ (R.A.)

Yayınlanma Hakayık

Eshâb-ı Kirâm’ın meşhurlarından... İsmi Zeyd bin Sehl... Hem künyesiyle hem ismiyle meşhurdur.

 

Bir beytinde buyurmuş:

“Ben Ebû Talha’yım. İsmim Zeyd’dir. Her gün dağarcığımda bir av bulunur.”

 

Eshâb-ı Akabe ve Eshâb-ı Bedir’dendir.

 

Müslüman olmasına Ümmü Süleym R.Anha vesile olmuştur. Ebû Talha Hz. kendisine evlenme teklif ettiğinde...

– “Senin gibisi reddedilmez. Lâkin  ben Müslüman’ım. Sen de Müslüman olursan kabul ederim” dedi o da kabul etti. Evlendiler ve bir oğulları oldu. Rasûlüllah (S.A.V.) “Serçe ne oldu” diye latifesiyle şereflendirdiği, bu çocuktur. Küçükken ölmüştür...

Rasûlüllah (S.A.V.) Ebû Talha’yı Hicret’in ilk zamanlarında Ebû Ubeyde Hz. ile kardeş etmişti.

 

Ebû Talha Hz. bütün gazalarda bulunmuştur. Harplerde Sultanü’l-Enbiyâ Efendimiz’in arkalarında hiç bulunmaz, dâimâ önlerinde bulunur ve:

– “Ya Rasûlüllah! Bana isâbet edecek ok, size gelecek olandan hayırlıdır” buyururdu.

Hz. Ebû Talha, Eshâb-ı Kirâm’ın en meşhurlarından ve iyi atıcılarındandı. Uhud Vak’ası’nda çok kahramanlık göstermiş ve Rasûlüllah (S.A.V.) Efendimiz’e atılan oklara sinesini siper etmiştir. Ebû Dücâne Hz. gibi gür sesliydi. Hz. Fahr-i Rusül onun hakkında;

– “Ebû Talha’nın ordu içinde sesi, bin erden hayırlıdır” buyurmuştur.

 

Huneyn Muhârebesinde 25 müşriki öldürmüştür.

 

Hz. Ömer-ül Fâruk hâlife tâyini için seçilen şura üyelerini bir odaya kapattığında karar verilinceye kadar yanlarına kimseyi bırakmamak üzere kapıda durmasını, kendisine emretmiştir.

 

Hz. Osman zamanında, Akdeniz muhârebesine hazırlık yapılırken Ebû Talha Hz. 70 yaşındaydı. Bir gün Kur’an okuyordu “Ağır ve hafif silahlarla teçhizâtlana-rak cihada çıkın ve mallarınız ve canlarınızla savaşın”[1] âyet-i kerimesine gelince, Oğullarına;

– “Öyle zannediyorum ki, Rabbim genç ve ihtiyar hâlimde bana muhârebeye çıkmamı emrediyor. Beni teçhiz edin. Harbe gideceğim” demişti.

Oğulları;

– “Siz Zaman-ı Saâdet’teki harplerin hepsine iştirak ettiniz. Hz. Ebû Bekir ve Ömer zamanındakilerde de bulundunuz. Şimdi ise ihtiyarsınız. Size bedel biz gidelim” dedilerse de, O;

– “Siz beni teçhiz edin (sefere hazırlayın)” dedi. Oğulları da hazırladılar. O sefer için çıktığı gemide vefat etti. (R.A.)



[1] (S. Tevbe/ 41)