Vâlidesi, Fatıma binti Sa’van bin Ümeyye... Eshâb-ı Kirâm’ın fâzıllarındandır. Cenâb-ı Hak onda şeref ve fazîleti birleştirmiş... İlk îman edenlerdendir. Rasûlüllah  Efendimiz,  Darül-Erkam’a gitmezden evvel îman etmişti.

 

(Dar-ul-Erkam: El-Erkam bin Ebül-Ümem Hz.’nin evidir. İslâm’ın başlangıcında Rasûlüllah (S.A.V.) Eshâb-ı Güzîn’le orada gizlice toplanırlardı.

 

Hanımı Sehlete binti Süheyl ile Habeşistan’a hicret etti. Oğlu Muhammed bin ebî Huzeyfe, orada doğdu. Sonra Mekke-i Mükerreme’ye gelip, Medine-i Münevvere’.ye hicret edinceye kadar Rasûlüllah ile orada beraber kaldı. Hicret’te Fahr-i Âlem Efendimiz onu, Ubad bin Beşir’il Ensârî Hz. ile kardeş yapmıştı. Muhacirlerle Ensar arasında ülfet ve muhabbetin artması için, Hicret’in ilk zamanlarında kardeşlik usûlü vardı.

 

Rasûlüllah (S.A.V.) ile bütün harplerde bulundu. Yemâme gününde 53 yaşında iken şehid oldu.

 

Uzun boylu, güzel yüzlü bir zâttı. Gözlerinde şaşılık, ağzında bir ziyâde diş bulunduğundan, “Ahvel” (Şaşı), “Es’al” (Fazla dişli) diye anılmıştır.

 

Ebû Süfyan’ın hanımı olan meşhur Hind, Ebû Huzeyfe’nin hemşiresidir. Bedir harbinde babası kâfirler tarafında bulunduğu gibi, birâderi Velid bin Utbe ve hemşiresi Hind binti Utbe de o tarafta ve hakka hasım oldukları hâlde Ebû Hezeyfe Hz., Rasûlüllah (S.A.V.)’in maiyyetinde babasına ve kardeşlerine karşı Hak Din’i müdafaa etmiştir.

 

Harp meydanına dâvet edilmişti, Rasûlüllah’ın mânî olmasıyla çıkmayınca, hemşiresi Hind, kendisini hakâretli sözlerle hicvetmişti.

 

Üsdül-Gâbe’de bildirildiğine göre: Bedir harbinin sonunda müşrik ölülerinin atıldığı çukurun başında Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

-“Yâ Utbe! Yâ Şeybe! Yâ Ümeyye tübni Hâlef! Yâ Ebû Cehil” diye öldürülen müşrik reislerinin isimlerini söyleyerek”:

-“Ben Rabb’imin bana olan va’dini buldum. Siz de ilahlarınızın va’dine erdiniz mi?” buyurduğunda, Ebû Huzeyfe Hz.’nin rengi değişmişti. Efendimiz:

-“Pederinden dolayı seni değişik görüyorum” buyurduklarında, Ebû Huzeyfe Hz.:

-“Vallahi, Yâ Rasûlüllah! Ben babamda tedbir, hilim ve fazîlet görürdüm. Aklı onun İslâm’a gelmesine sebep olur sanırdım. Bu ümidim hilâfına küfürde ısrar edip de o hâlde öldüğüne esef ediyorum.” demiş ve Rasûlüllah’ın duâsına mazhar olmuştur.

   
© incemeseleler.com