Kaside-i Bürde Dersleri -Beta- © incemeseleler.com

Cihadı Rasül [118-139. Beytler]

Yayınlanma Kasidei Bürde Dersleri

بسم الله الرحمن الرحيم

{١١٨} 

رَاعَتْ قُلُوبَ الْعِدَا أنْبَاءُ بِِعْثََتِــهِ

كَنَبْأةٍ أجْفَلَتْ غُفْلاً مِنَ الْغَنَــــمِ

 Titretti,ürpertti  رَاعَتْ
Neyi?
Düşmanların kalplerini قُلُوبَ الْعِدَا
Ne?
O Nebinin bi’set haberleri أنْبَاءُ بِِعْثََتِــهِ

***
Ne gibi titretti?
Aslanın sesi kükremesi gibi كَنَبْأةٍ
Öyle kükreme ki?
Ürküttü أجْفَلَتْ
Neyi ürküttü?
Koyunlardan gafil olanı غُفْلاً مِنَ الْغَنَــــمِ

O Nebinin biğset haberleri koyunlardan gafil olanı ürküten aslanın sesi kükremesi gibi düşmanların kalplerini titretti.

 

{١١٩} 

مَا زَالَ يَلْقََاهُمُ فِيِ كُلِّ مُعْتَــرَكٍ

حَتَّى حَكَوْا باِلْقََنَا لَحْماً عَلَى وَضَـمٍِ

 O Nebi muhterem devamlı مَا زَالَ يَلْقََاهُمُ
şekilde onlara(kafirlere) mülaki oldu,

Nerede?
Her bir savaş meydanında فِيِ كُلِّ مُعْتَــرَكٍ

***
Nihayet onlar benzediler
حَتَّى حَكَوْا
Ne sebebi ile?
Süngü ve mızrak sebebi ile باِلْقََنَا
Neye benzediler?
Ete لَحْماً
Öyle et ki?
Çengeller üzerindeki ete عَلَى وَضَـمٍِ

O Nebi muhterem her bir savaş meydanında devamlı şekilde onlara(Kafirere) mülaki oldu. Nihayet onlar süngü ve mızrak sebebi ile çengeller üzerindeki ete benzediler.

 

{١٢٠}

وَدُّوا الْفِرَارَ فَكَادُوا يَغْبِِطُونَ بِهِ

أشْلاَءَ شَالَتْ مَعَ العِقْبَانِ والرَّـخَمِ

Onlar istediler وَدُّوا
Neyi?
Savaş meydanından kaçmayı  الْفِرَارَ
Hemen hemen oldular
فَكَادُوا
Nedir oldular?
Firar sebebi ile gıbta eder oldular يَغْبِِطُونَ بِهِ

***
Neye gıbta?

Uzuvlara
أشْلاَءَ
Öyle uzuv ki?

Yükselen
شَالَتْ
Ne ile beraber?

Tavşancıl kuşlar ile beraber
مَعَ العِقْبَانِ
Daha?

Akbabalar kartallar ile
والرَّـخَمِ

Onlar savaş meydanından kaçmayı istediler. Hemen hemen akbabalar tykartallar tavşancıl kuşlar ile beraber yükselen uzuvlara firar sebebi ile gıbta eder oldular.

 

{١٢١}

تَمْضىِ اللَّيَاليِ وَلايَدْرُونَ عِدَّتَهَا

ماَلَمْ تَكُنْ مِنْ لَيَالي اْلاَ شْهُرِ الْحُرُمِ

 Geçer gider idi تَمْضىِ
Ne?
Geceler اللَّيَاليِ
Bilmiyor idiler
وَلايَدْرُونَ
Neyi?
O Gecelerin sayısını عِدَّتَهَا

***
Ne müddetçe?
O geceler olmadığı müddetce ماَلَمْ تَكُنْ
Neden olmadığı?
Eşhurul hurumun gecelerinden مِنْ لَيَالي اْلاَ شْهُرِ الْحُرُمِ
olmadığı müddetce

O geceler eşhurul hurumun gecelerinden olmadığı müddetce o gecelerin sayısını bilmiyor idiler. Geceler geçer gider idi.

 

{١٢٢} 

كأنَّمَا الدِّينُ ضَيْفٌ حَلَّ سَـاحَتَهُمْ

بِِكُلِّ قََرْمٍٍ إلَى لَحْمِ الْعِدَا قَـِـرَمٍِ

 Sanki dini celili İslam كأنَّمَا الدِّينُ
Nedir?
Şanlı bir müsafirdir ضَيْفٌ
Öyle müsafir ki?
İnen حَلَّ
Neye inen?
Düşmanların etrafına sahasına سَـاحَتَهُمْ

***
Ne ile inen?
Her yiğid ile بِِكُلِّ قََرْمٍٍ
Öyle yiğit ki?
Düşmanların etine إلَى لَحْمِ الْعِدَا
İştahı fazla olan
قَـِـرَمٍِ

Sanki dini celili İslam düşmanların etrafına sahasına, düşmanların etine iştahı fazla olan her yiğid ile inen şanlı bir müsafirdir.

 

{١٢٣} 

يَجُرُّ بَحْرَ خَمِيسٍ فَوْقَ سـَــابِحَةٍ

تَرْمىِ بِمَوْجٍ مِنَ الأبْطَالِ مُلْتَطِــمٍِ

 O Rasulullah Efendimiz çekip götürmüşdür,akıtıyor يَجُرُّ
Kimi?
Derya gibi askerleri بَحْرَ خَمِيسٍ
Öyle askerler ki?
Yüzen atlar üzerinde فَوْقَ سـَــابِحَةٍ

***
Öyle asker ki?
Atan تَرْمىِ
Neyi?
Dalgaları بِمَوْجٍ
Kimden olan dalga?
Ebdalden(kahramanlardan) olan مِنَ الأبْطَالِ
Öyle dalgalar ki?
Birbirine vuran birbirini destekleyen مُلْتَطِــمٍِ

O Rasulullah Efendimiz derya gibi yüzen atlar üzerinde olan, akıp giden birbirine vuran birbirini destekleyen ebdalden(kahramanlardan) olan dalgaları atan askerleri çekip götürmüşdür,akıtmıştır.

 

{١٢٤} 

مِنْ كُلِّ مُنْتَدِبٍ لِلَّهِ مُحْتَسِـــبٍ

يَسْطُو بِمُسْتَأصِلٍ لِلْكُفْرِ مُصْطَلِـــمٍِ

 Ebdal allah için her daveti مِنْ كُلِّ مُنْتَدِبٍ لِلَّهِ
kabul eden koşan kimsedendir

Öyle müntedip ki?
Allah rızası için amel eden zumreden olan مُحْتَسِـــبٍ

***
Öyle müntedip ki?
Saldıran düşmana karşı hamle yapan يَسْطُو
Ne ile?
Kökünü kazıyan alet ile بِمُسْتَأصِلٍ
Neyin kökünü?
Küfrün لِلْكُفْرِ
Öyle müste'sil ki?
Helak edici olan مُصْطَلِـــمٍِ

Ebdal Allah için her daveti kabul eden, Allah rızası için amel eden zumreden olanlar küfrün helak edici, kökünü kazıyan alet ile saldıran düşmana karşı hamle yapan kimsedendir.

 

{١٢٥} 

حَتَّى غَدَتْ مِلَّةُ اْلإسْلاَم ِوَهْيَ بِهِمْ

مِنْ بَعْدِ غُرْبَتِهَا مَوْصُولَةَََ الرَّحِــمِ

 Nihayet oldu حَتَّى غَدَتْ
Ne oldu?
İslam dini مِلَّةُ اْلإسْلاَم
O İslam dini
ِوَهْيَ
Ne sayesinde?
O kahramanlar, bahadırlar ile  بِهِمْ

***
Neden sonra?
Gariplikden sonra مِنْ بَعْدِ غُرْبَتِهَا
Nedir oldu?
Yakınlığı gözetler oldu, مَوْصُولَةَََ الرَّحِــمِ
himayeye kavuştu

Nihayet İslam dini o kahramanlar, Bahadırlar ile gariplikden sonra yakınlarına kavuştular ,himayeye kavuştular.

 

{١٢٦}

مَكْفُولَةًً أبَداً مِنْهُمْ بِخَـــيْرِ أبٍ

وَخَيْرِ بَعْلٍ فَلَمْ تَيْتَمْ وَلَمْ تَئِــــمِ

 İslam Dini kefalet altına alınmış oldu(korumuştur) مَكْفُولَةًً
Nerede?
Kıyamet sabahına kadar ebeda أبَداً
Kimden?
Küffardan مِنْهُمْ
Kim ile?
En hayırlı babanın hayırlısı, بِخَـــيْرِ أبٍ

***
Daha?
Zevc lerin en hayırlısı ile وَخَيْرِ بَعْلٍ
Böyle olunca İslam milleti artık
بَعْلٍ فَلَمْ تَيْتَمْ
yetim kalmadı
Dulda olmamıştır sahipsiz kalmamıştır
وَلَمْ تَئِــــمِ

İslam dini kıyamet sabahına kadar ebeda küffardan Babaların en hayırlısı, Zevc lerin en hayırlısı ile Efendimiz sayesinde kefalet altına alınmıştır,korunmuştur. Böyle olunca İslam milleti artık yetim olmamıştır, dulda olmamıştır sahipsiz kalmamıştır.

 

{١٢٧}

هُمُ الْجِبَالُ فَسَلْ عَنْهُمْ مُصَادِمَهُـمْ

مَاذَا رَآوْا مِنْهُمُ فِي كُلِّ مُصْطَدَمِ

 O Ashabı Kiram o bahadırlar هُمُ
Nedir?
Savaş meydanında sebatda dağlardırlar الْجِبَالُ
Bana inanmazsan sen sor
فَسَلْ
Kimden?
Kahramanlardan عَنْهُمْ
Kime?
Onlar ile vuruşanlara مُصَادِمَهُـمْ

***
Onlar ne şey gördüler
مَاذَا رَآوْا
Kimden?
O kahramanlardan مِنْهُمُ
Nerede?
Her savaş meydanında فِي كُلِّ مُصْطَدَمِ

O Ashabı Kiram(bahadırlar) savaş meydanında sebatda dağlardırlar. Bana inanmazsan kahramanlardan onlar ile vuruşanlara o kahramanlardan her savaş meydanında ne şey gördüler sor.


{١٢٨} 

وَسَلْ حُنَيْناً وَسَلْ بَدْراً وَسَلْ أُحُدًا

فُصُولَ حَتْفٍ لَهُمْ أدْهَى مِنَ الْوَخَمِ

 Bana inamazsan sen sor وَسَلْ
Neye?
Huneyn vadisine, huneyn deresine حُنَيْناً
Daha?
Bedir kuyusunun etrafında ki araziye sor وَسَلْ بَدْراً
Daha?
Uhud dağına sor وَسَلْ أُحُدًا

***
Neyi?
Kafirler için ölüm vakitlerini فُصُولَ حَتْفٍ لَهُمْ
Öyle ölüm vakitleri ki?
Daha beter olan أدْهَى
Neden?
Veba hastalığından مِنَ الْوَخَمِ

Bana inamazsan huneyn vadisine, huneyn deresine, bedir kuyusunun etrafında ki araziye, uhud dağına kafirler için veba hastalığından daha beter olan ölüm vakitlerini sor.

  

{١٢٩} 

الْمُصْدِرِي الْبِيضِ حُمْراً بَعْدَ مَا وَرَدَتْ

مِنَ الْعِدَا كُلَّ مُسَْوَدٍّ مِنَ اللَّمَــمِ

 
O kahramanlar,Bembeyaz kılıçları  الْمُصْدِرِي الْبِيضِ
geriye çeviren

Ne olduğu halde?
Kıpkırmızı oldukları halde حُمْراً
Nerede?
Dahil ettikten sonra بَعْدَ مَا وَرَدَتْ

***
Nereye?
Düşmanların enselerine مِنَ الْعِدَا
Neye vasıl?
Her siyaha كُلَّ مُسَْوَدٍّ
Neden?
Omuzlara sarkmış olan saçlardan مِنَ اللَّمَــمِ

İslam kahramanları,Bembeyaz kılıçları düşmanların enselerinden dökünen saçlarla siyahlanmış omuzlarına dahil eyledikten(saplandıktan) sonra kıpkırmızı oldukları halde geriye çevirenlerdi.

 

{١٣٠} 

وَالْكَاتِبِينَ بسُمْرِ الخَطِّ مَا تَرَكَتْ

أقْلاَمُهُمْ حَرْفَ جِسْمٍ غَيْرَ مُنْعَجــَمٍِ

 Ben o katipleri Ashabı medh ediyorum  وَالْكَاتِبِين
Ne ile yazan?
Hat memleketine mensup olan oklar ile بسُمْرِ الخَطِّ
yani o memleketin ehalisinin yaptığı siyah oklar ile

Ne olduğu halde katipler?
Terk etmemiş olduğu halde مَا تَرَكَتْ

***
Ne terk etmemiş?
O bahadırların okları أقْلاَمُهُمْ
Neyi?
Kafirlerin harf gibi zayıf olan حَرْفَ جِسْمٍ
cisimlerini bedenlerini

Ne olduğu halde?
Noktalanmamış olduğu halde غَيْرَ مُنْعَجــَمٍِ

Ben hat memleketine mensup olan oklar ile yani o memleketin ehalisinin yaptığı siyah oklar ile, o bahadırların okları kafirlerin harf gibi zayıf olan cisimlerini bedenlerini noktalanmamış olduğu halde terk etmemiş olduğu halde katipleri (yazanları) Ashabı medh ediyorum.

 

{١٣١} 

شَاكِيِ السِّلاَحِِ لَهُمْ سِيمَا تَُمَيِّزُهُـمْ

وَالْوَرْدُ يَمْتَازُ بِالسِّيمَا مِنَ السَّــلَمِ

 Tam silah olan kahramanlar شَاكِيِ السِّلاَحِِ
Onlar için vardır
لَهُمْ
Ne?
Bir alamet vardır سِيمَا
Öyle alamet ki?
O alamet onları ayırır تَُمَيِّزُهُـمْ

***
Gül وَالْوَرْدُ
Nedir?
Ayrılır يَمْتَازُ
Ne ile?
Alamet ile بِالسِّيمَا
Neden?
Selem ağacından مِنَ السَّــلَمِ

Tam silah olan kahramanlar için onları ayıran bir alamet vardır. Gül alamet ile selem ağacından ayrılır.

 

{١٣٢}

تُهْدِى إلَيْكَ رِيَاحُ النَّصْرِ نَشْرَهُـمُ

فتَحْسَبُ الزَّهْرَ في ِالأكْمام ِكُلَّ كَمِي

 Sana hediye getirir yani sana vasıl olur تُهْدِى إلَيْكَ
Ne?
Yardım rüzgarları رِيَاحُ النَّصْرِ
Neyi hediye getiri?
Sahabinin kokusunu نَشْرَهُـمُ

***
Böyle olunca sen zan edersin فتَحْسَبُ
Neyi?
Çiçekleri الزَّهْرَ
Öyle çiçekler ki?
Tomurcukları içinde olan في ِالأكْمام
Kimi  zan edersin?
Her bir kahramanı zan edersin ِالأكْمام ِكُلَّ كَمِي

Yardım rüzgarları sahabinin kokusunu sana hediye getirir yani sana vasıl olur. Böyle olunca sen her kahramanı tomurcukları içinde olan çiçekler zan edersin.

 

{١٣٣}

كَأنَّهُمْ فيِِ ظُهُورِ الْخَيْلِ نَبْتُ رُباً

مِنْ شِدَّةِ الْحَزْمِ لا مِنْ شِدَّةِ الحُـزُمِ

 Sanki Sahabe-i Kiram كَأنَّهُمْ
Nerede?
Atların sırtlarında فيِِ ظُهُورِ الْخَيْلِ
Ne gibidirler?
Nebat ve istikrarda yüksek نَبْتُ رُباً
tepelerin ağaçlar gibidirler.

***
Neden dolayı?
Metanetlerinin şiddetinden dolayı مِنْ شِدَّةِ الْحَزْمِ

Yoksa talanların kuvvetle لا مِنْ شِدَّةِ الحُـزُمِ
bağlanmasından dolayı değil

Talan: Atın eğerinin bağlandığı yer.

Sahabe-i Kiram, ,Atların sırtlarında Sanki  kuvvetle istikrarda yüksek tepelerin ağaçlar gibi rasihdirler,heybetlidirler.Bu heybetlikleri, Eğerlerin bağlanmasından,sağlamlığında dolayı değil de metanetlerinin şiddetinden ahlak ve edeblerinden dolayıdır.

 

{١٣٤} 

طَارَتْ قُلُوبُ الْعِدَي مِنْ بَأسِهِمْ فَرَقاً

فَما تُفَرِّقُ بَيْنَ الْبَهْمِ والْبُهَــــمِ

 Uçtu  طَارَتْ
Ne?
Düşmanların kalpleri قُلُوبُ الْعِدَي
Neden dolayı?
O Ashabı Kiramın korkusundan, مِنْ بَأسِهِمْ
şiddetinden dolayı

Niçin uçar?
Korkudan dolayı فَرَقاً

***
Böyle olunca düşmanlar tefrig
فَما تُفَرِّقُ
edemiyorlardı

Nereyi tefrig?
Kuzular arasını بَيْنَ الْبَهْمِ
Daha?
Yiğitler kahramanlar arasını والْبُهَــــمِ

Düşmanların kalpleri o Ashabı Kiramın korkusundan, şiddetinden dolayı uçmuştur. Böyle olunca düşmanlar,kuzular ve yiğitler,kahramanlar arasını tefrig edemiyorlardı.

 

{١٣٥} 

وَمَنْ تَكُنْ بِِرَسُولِ اللهِ نُصْـــرَتُهُ

إنْ تَلْقَََهُ اْلأُسْدُ فِىِ آجَامِهَا تَجِــِم

 Her kim ola وَمَنْ تَكُنْ
Kim ile?
Rasulullah ile teveccühü ile  بِِرَسُولِ اللهِ
Ne ola?
Yardım görülmesi نُصْـــرَتُهُ
yani kimin elinden Rasulullah tutarsa

***
Eğer o kimseye mülaki olursa”karşısına çıksa”
إنْ تَلْقَََهُ
Kim?
Arslanlar اْلأُسْدُ
Nerede?
Ormanlarda  فِىِ آجَامِهَا
Arslanlar sükünet bulur
تَجِــِم

Her kim Rasulullah ile yardım görürse, yani kimin elinden Rasulullah tutarsa, O kimse ormanlarda arslanlar ile mülaki olsa ”karşısına çıksa bile“ arslanlar sükünet bulur.

 

{١٣٦}

وَلَنْ تَرَى مِنْ وَلِيٍّ غَيْرِ مُنْتَصِــرٍ

بِهِ وَلاَ مِنْ عَدُوٍّ غَيْرِ مُنْقََــصِــمٍ

 Sen elbette göremezsin وَلَنْ تَرَى
Kimi?
Hiç bir veliyi, Allah dostunu مِنْ وَلِيٍّ
Öyle Allah dostu ki?
Yardıma kavuşmayan غَيْرِ مُنْتَصِــرٍ

***
Kim ile?
Rasulullah ile, Rasulullahın duası ile  بِهِ
Daha?
Hiç bir düşmanı göremezsin وَلاَ مِنْ عَدُوٍّ
Öyle düşman ki?
Rasulullah sayesinde bel kemiği غَيْرِ مُنْقََــصِــمٍ
Kırılmamış”dağılmamış” olan

Sen Rasulullah ile, Rasulullahın duası ile yardıma kavuşmayan hiç bir veliyi Allah dostunu, Rasulullah sayesinde bel kemiği kırılmamış olan hiç bir düşmanı elbette göremezsin.

 

{١٣٧}

أحَلَّ أُمَّتَهُ فِيِ حِرْزِ مِلَّتِـــــهِ

كَاللَّيْثِ حَلَّ مَعَ الأشْبَالِ فِيِ أجَــمٍِ

 O Nebiyi zişan yerleştirdi  أحَلَّ
Kimi?
Ümmetini أُمَّتَهُ
Nereye?
Şeriatın dini mübinin sağlam فِيِ حِرْزِ مِلَّتِـــــهِ
olan kalasına

***
Ne gibi?
Arslan gibi كَاللَّيْثِ
O arslan yerleşti  
حَلَّ
Kim ile beraber?
Yavruları ile beraber مَعَ الأشْبَالِ
Nereye?
Ormanlığına فِيِ أجَــمٍِ

O Nebiyi zişan arslanın yavruları ile beraber ormanlığına yerleşmesi gibi ümmetini şeriatın dini mübinin sağlam olan kalasına yerleştirdi.

 

{١٣٨} 

كَمْ جَدَّلَتْ كَلِمَاتُ اللهِ مِنْ جَدَلٍ

فِيهِ وَكَمْ خَصََّمَ الْبُرْهَانُ مِنْ خَصِـمٍِ

 Nice kere yere vurmuştur كَمْ جَدَّلَتْ
Kim?
Allah'ın kelimeleri, Kuran'ı Kerim كَلِمَاتُ اللهِ
Kimi yere çarpmış?
Çok mücadeleciyi, mücadele مِنْ جَدَلٍ
yapmaya kalkanı

***
Öyle cedel ki?
Din hakkında islam hususunda olan فِيهِ
Nice kere galip gelmiştir
وَكَمْ خَصََّمَ
Ne?
Aynı burhan olan Rasulullah Efendimiz الْبُرْهَانُ
veya dini celili İslam

Kime galip?
Husumeti şiddetli olana مِنْ خَصِـمٍِ

Nice kere Allah'ın kelimeleri Kuran'ı Kerim din hakkında İslam hususunda olan çok mücadeleciyi mücadele yapmaya kalkanı yere vurmuştur. Aynı burhan olan Rasulullah Efendimiz veya dini celili İslam husumeti şiddetli olana nice kere galip gelmiştir.

 

{١٣٩} 

كَفَاكَ بِِالْعِلْمِ فِيِ الأُمِّيِّ مُعْجِــزَةً

فِيِ الْجَاهِلِيَّةِ وَالتَّأْدِيبِ فِيِ الْيُتُمِ

 Sana kafidir كَفَاكَ
Ne?
İlim بِِالْعِلْمِ
Öyle ilim ki?
Nebiyyi ümmi de olan ilimفِيِ الأُمِّيِّ
 
Ne cihetten?
Mucize cihetinden مُعْجِــزَةً

***
Öyle ilim ki?
Cahiliyye zamanında olan فِيِ الْجَاهِلِيَّةِ
Daha?
Cenabı Hak tarafından müeddeb وَالتَّأْدِيبِ
olması edepli bulunması sana kafidir

Nerede?
Yetimlik halinde فِيِ الْيُتُمِ

Cahiliyye zamanında,Nebiyyi  ümmi de  olan ilim, yetimlik halinde Cenabı Hak tarafından müeddeb olması edepli bulunması mucize cihetinden sana kafidir.