KUR’AN-I KERİM ve SÜNNET-İ SENİYYE IŞIĞINDA İSLAM TASAVVUFU ve NAKŞİBENDİ TARİKATI ESASLARI

6- Hatme-i Hacegan

Kategori: İslam tasavvufu ve Nakşibendiyye esasları

HATME-İ HACEGAN

 Değerli okuyucu! Hatme-i Hacegan Nakşibendi tarikatına has bir zikir çeşididir. Bu nedenle öncelikle zikrullah ile ilgili kısa bir bilgi verdikten sonra, Hatme-i Hacegan’la ilgili bilgi edinmek daha faydalı olacaktır.

Z İ K R U L L A H

 Değerli okuyucu! Şunu da bilmemiz gerekirki KUR'AN-I KERİM'de zikirle ilgili pek çok ayeti kerime vardır. Ama biz burada zikrin temel özelliklerini ve zikretmenin hükümlerini açıklayan bazı ayeti kerimelerin meallerini vermeye çalışacağız.

" Ey müminler! ALLAH'ı çokça zikredin ve sabah akşam O nu tesbih edin. " 1

" Beni zikredinki; bende sizi zikredeyim. " 2

" ALLAH'ı çok zikredinizki; kurtuluşa eresiniz. " 3

" Namazı bitirince, ayakta, otururken, ve yanınız üzerinde yatarken ALLAH'ı zikredin. " 4

 " Ey iman edenler! Herhangi bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve ALLAH'ı çokça zikredinki; başarıya erişesiniz. " 5

 

" Onlar öyle erkişilerdirki; onları ne bir ticaret, ne de herhangi bir alış-veriş ALLAH'ı zikretmekten, namazı kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar, kalblerin ve gözlerin (dehşetten) allak bullak olduğu bir günden korkarlar. " 6

" Şüphesiz münafıklar, ALLAH'a oyun etmeye çalışıyorlar; halbuki ALLAH onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve ALLAH'ı çok az zikrederler. " 7

 

" Rabbini, nefsinde, yalvararak ve korku içinde, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret. Gafillerden olma! " 8

 

" ALLAH'ı çok zikreden erkek ve kadınlara ALLAH, bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır." 9

 

 

Değerli okuyucu! Biraz uzun olmakla birlikte sahihliği hakkında ittifak edilmiş olan bu hadisi şerifi iyice okuyalım.

 

Hz Ebu Hureyre RA'dan rivayet olunan bir hadisi şerife göre Rasulullah SAV efendimiz buyurdularki. " Muhakkak ALLAH'ın yollarda dolaşan, zikir ehlini arayan melekleri vardır. ALLAH'ı zikreden bir topluluk görürlerse: Geliniz, hacetinize, diye nida ederler. O zikredenleri dünya semasına kadar kanatlarıyla kuşatırlar. Rableri, kullarının durumunu onlardan daha iyi bildiği halde, onlara:

- Kullarım ne diyorlar? diye sorar

- Seni tesbih ediyorlar, Seni tekbir ediyorlar, Sana hamd ediyorlar ve Seni ululuyorlar, derler.ALLAH:

- Onlar Beni gördülermi? buyurur. Melekler:

- Hayır, Vallahi, Seni görmediler, derler. ALLAH:

- Şayet Beni görseler nasıl olurdu? buyurur. Melekler:

- Şayet seni görselerdi, Sana daha sağlam ibadet eder, Seni daha fazla ulular ve Sana daha çok tesbih ederlerdi, derler. ALLAH:

- Benden ne istiyorlar? buyurur. Melekler:

- Senden cennet istiyorlar, derler. ALLAH:

- Onlar cenneti gördülermi? buyurur. Melekler:

- Hayır, Vallahi, Ya Rabbi, cenneti görmediler, derler. ALLAH:

- Şayet onlar cenneti görseler nasıl olurdu? buyurur. Melekler:

- Şayet onlar cenneti görseler, ona daha şiddetle hırs duyarlar, onu daha şiddetle isterler ve onun hakkında rağbetleri dahada artar, derler. ALLAH:

- Onlar neden sığınıyorlar? buyurur. Melekler:

- Cehennemden, derler. ALLAH:

- Onlar cehennemi gördülermi? buyurur. Melekler:

- Hayır, Vallahi, onu görmediler, derler. ALLAH:

- Onu görselerdi nasıl olurdu? buyurur. Melekler:

- Şayet onu görselerdi, ondan daha şiddetle kaçarlardı. Daha şiddetle korkarlardı derler. ALLAH:

- Sizi şahid tutuyorum ki Ben onların günahlarını mağfiret kıldım buyurur. Meleklerden bir tanesi:

-Aralarında onlardan olmayan filanda var, bir hacet için gelmişti, der. ALLAH:

- Onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturan kimseler şaki olamazlar, buyurur. " 10

 

 

Değerli okuyucu! Zikir hakkındaki bazı ayetlerin tefsirlerini daha önceki bölümlerde vermiştik. Ancak tekrar etmekte fayda olacağı için burada da istifadenize sunmaktayız. Seyyid KUTUB RA Ahzab suresinin 41-42 ci ayetlerini açıklarken şöyle söylemektedir. " İnsan kalbi yüce Allah ile ilişki kurmadığı, O'nunla başbaşa olmadığı anlarda boştur. İhtirasların oyuncağıdır. Şaşkındır. Allah (c.c.)'ı andığı anlarda dolu, ciddi ve kararlı olur.Allah (c.c.), sabah ve akşam durumları değiştiriyor, karanlığı aydınlığa, aydınlığı karanlığa dağiştirerek kendisinin kalıcı ve sürekli olduğunu ve bütün varlıkların, O'nun gözetimine ve lutfuna muhtaç olduğunu belirterek, kendisini zikretmemizi tenbih ediyor. " yine son devrin büyük alimlerinden Bediüzzaman Said-i NURSİ KS Mesnevi-i Nuriyede zikir hakkındaki görüşlerini şöyle beyan etmektedir. " Eyyühel aziz! Kelime-i tevhidi tekrar ile zikre devam etmek kalbi pey çok şeylerle bağlayan bağları kırmak içindir ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbublardan yüzünü çevirtmektir.Eyyühel aziz! Tohum olacak bir habbenin kalbi yani içi delindiği zaman elbette sünbüllenip neşvünema bulamaz, ölür gider. Kezalik insandaki "ene" zikrin şua ve harareti ile yanıp delinirse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve alemlerin sahibine isyan edemez. O zikr-i ilahi sayesinde ene mahvolur.İşte Nakşibendiler, zikir hususunda ittihaz ettikleri, zikr-i hafi sayesinde, kalbin fethi ile ene ve enaniyet mikrobunu öldürmeğe ve şeytanın emirleri olan, nefs-i emmarenin başını kırmağa muvaffak olmuşlardır. Kezalik, Kadiriler de zikr-i cehri sayesinde tabiat tağutlarını tarumar etmişlerdir. " Üstadın gerek bu anlattıkları ve gerekse Risale-i Nur Külliyatı'nın muhtelif bölümlerinde zikir konusunu işlerken en çok üstünde durduğu zikrin terbiye edici ve insanı kemale erdirici bir nimet-i ilahi olduğudur.

 

 Değerli okuyucu! Ayet, hadis ve bazı alimlerin görüşlerini okuduk. Konuyla ilgili daha fazla bilgi için Tasavvufun Esasları – Devamlı Zikir bölümüne müracaat ediniz.

 Zikrullah hakkında verdiğimiz bu kısa bilgiden sonra artık Hatme-i Hacegan konusuna geçebiliriz.

 

 

 

 

 

 

 

HATME-İ HACEGAN

 

 Değerli okuyucu! Her tarikatın kendi usullerine göre tertipleyip, düzenleyip ve icra ettiği bir zikir çeşidi vardır. Devran , Sema, Zikri Kıyam, Darb-ı Esma ve Hatme-i Hacegan bunlardan başlıcalarıdır. Biz burada Nakşibendi Tarikatına has olan Hatme-i Hacegan zikri hakkında ve adapları ile ilgili kısa bilgiler vereceğiz.

 

 Hacegan "hace"nin çoğulu olup, farsça bir kelimedir. Hace; şeyh, alim, büyük üstad manalarına gelmektedir. Hatme ise, bazı surelerin, ayet-i kerimelerin, salatü selamların ve belirli tesbihatların yapıldığı bir zikir meclisidir. Şu halde demek ki hatme-i hacegan demek; Şeyhlerin zikri, alimlerin zikri, büyük üstadların zikri gibi güzel bir mana içermektedir. Bu toplu zikir çeşidi Nakşibendi Tarikatına has olduğu için, bu tarikata ismini veren Hace Bahauddin Nakşibend k.s. hazretlerinin bu konu hakkındaki görüşlerini kısaca aktardıktan sonra, bu yolun büyüklerinin yani hocalarımızın, şeyhlerimizin, üstadlarımızın Hatme-i Hacegan tariflerine birlikte bir göz atalım.

 

Şahı Nakşibend (k.s.) Makamatı Bahaiyye adlı kitabında şöyle buyuruyor. “Seyrü sulüka başlayan bir mürid, günlük evradını yaparken hatme meclislerindende mahrum kalmamaya azami gayreti gösterir. Sadıklarla beraberlik ilahi bir emirdir. Bu beraberlik ruhani olursa buna; rabıta denir ki bu, tasavvufun temel prensiplerinden birisidir. Hatm-i hacegan, hem cismani hemde ruhani bir beraberliktir.” 11

 

 

 

Mevlana Halid-i Bağdadi k.s. hatme tarifi; 

 

Evvela 25 kerre istiğfar olunur. Bu 5 veya 15 de olur. Sonra gözler yumularak rabıta-i şerifle beraber kalbe nazar edilir. önce 7 tane fatihayı şerif okunur, 100 salavatı şerife , 79 elem neşrahleke suresini okuduktan sonra 1001 ihlas-ı şerif okunup, tekrar 7 fatihayı şerife ve 100 salavat-ı şerife ile birde aşr-ı şerif okunarak duası yapılır ve vukuf-u kalbiye her zaman dikkat edilir. 12

 

 

 

Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi k.s. hatme tarifi;

 

Nakşibendiyye ve halidiyyede müridlerin bir araya gelerek, şeyhlerinin izin ve denetimi altında yaptıkları toplu zikrin adına "hatm-i hacegan" adı verilir. Önce mürşidin işareti ile, istiğfar edilerek zikre başlanır. Bu istiğfar mürşidin isteğine üzerine 15 veya 5 defada olabilir. Sonra gözler yumularak, rabıta ile birlikte kalbe nazar edilir. Önce 7 fatiha okunur, daha sonra 100 salavat-ı şerife, 79 inşirah suresi ve 1001 ihlası şerif kıraat edilir. Sonra tekrar yine 7 fatiha ve 100 salavat okunur. Sonunda bir aşr-ı şerif okunarak, şeyh tarafından yapılan duaya hep birlikte amin denilerek hatm-i hace nihayete ermiş olur. Hatim sırasında, vukuf-ı kalbiye dikkat edildiği gibi, silsilenin ve ulu meşayihin de ruhen bu mecliste bulundukları düşünülerek gerekli edebi muhafaza etmek ayrıca lüzumludur. 13

 

 

 

Mahmud Es'ad Coşan Hoca Efendinin hatme tarifi;

 

Zikirde daire şeklinde halka olmak, efendimiz zamanından gelme bir şekildir. Nakşi tarikatında hatm-i hacegan yapılırken tek sıra olmanın faydası şu; hatm-i haceganın 7 fatihası 7 kişi tarafından okunurken, hoca efendi dahil sağdan 7 kişi okuyacak. Sonra salavatı şerifeler ve inşirah suresi, ihlaslar bitince yine fatiha! denildiği zaman bu sefer hoca efendi dahil soldan 7 kişi 7 fatihayı okuyacak sonra yine salavatı şerifler....O bakımdan bu böyle bilinsin diye böyle bir sıralama vardır.14

 

 

 

Şehrimizde (Sivas) Metfun İsmail Hakkı Toprak k.s. hatme tarifi;

 

Hatme yapacak kardeşlerimiz içlerinden birini seçerler, seçilen kardeşimiz yanına 1 yardımcı alır buna hatme çavuşu denir. hatme sırasında herkes daire şeklinde dizilir. Gözler yumulur ve hatim bitene kadar kimse gözünü açamaz. Önce istiğfar edilir. Seçilen kişi dahil sağdan 7 kişi fatiha okur, sonra 100 tane salavat-ı şerife okunur, bu defa 79 adet elemneşrahleke okunur, sonra 1001 adet ihlas suresi okunur, sonra seçilen kişi dahil soldan 7 kişi fatiha okur, daha sonrada 100 salavat-ı şerife okunarak cemaatten 1 kişi aşrı şerif okuyup, hatmeyi yaptıran kişinin silsile-i şerifi okuyarak du etmesinden sonra hatme bitirilir. 15

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HATME-İ HACEGAN ÇEŞİTLERİ

 

 Değerli okuyucu! Üç çeşit Hatme-i Hacegan vardır. Şimdi sırasıyla bunları beraber okuyalım.

 

 1-Büyük hatme;

Cemaatin 10 kişiden fazla veya, imam hariç inşirah suresini bilen 10 kişi hazır bulunur ise büyük hatme yapılır. Büyük hatmede toplam 14 fatiha, 200 salavat, 79 inşirah suresi ve 1001 ihlası şerif okunur. Bu okuyuşların sırası ise şöyledir.

1-7 fatiha suresi,

2-100 salavatı şerife,

3-79 inşirah suresi,

4-1001 adet ihlas suresi,

5-7 fatiha suresi,

6-100 salavatı şerifedir. 16

 

2-Küçük hatme;

Cemaat 10 kişiden az veya imam hariç inşirah suresini bilen 10 kişiden az olursa küçük hatme yapılır. Küçük hatmede toplam 14 fatihayı şerif 200 salavatı şerif ve 500 adet "Ya Baki Entel Baki" okunur. Küçük hatmede inşirah suresi ve ihlas suresi okunmaz. Bu okuyuşların sırası ise şöyledir.

1-7 fatiha suresi,

2-100 salavatı şerife,

3-500 adet "Ya Baki Entel Baki",

4-7 fatiha suresi,

5-100 salavatı şerifedir. 17

 

3-Kelime-i Tevhid hatmesi;

Kelime-i Tevhid hatmesini diğer hatmelerden ayıran özellik şudur. Diğer hatmelerden haricen, imamın kelime-i tevhid zikri yaptırmasıdır. Yoksa bütün okunan sure ve salavat sayıları aynıdır. 18

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HATME-İ HACEGAN ADABI

 

 Değerli okuyucu! Şimdi aşağıda sıralayacağımız maddelere geçmeden önce şunu da bilmekte fayda var. Zikrullah ciddiyet ister. Çünkü her zaman olduğu gibi burada da muhatabın Allahü Tealadır. Öğrencinin okulunda öğretmenine ve müdürüne karşı gösterdiği, askerin komutanına gösterdiği, evladın anne ve babasına gösterdiği, işçinin ve memurun amirine gösterdiği ciddiyet saygı ve hürmetin daha da fazlasını Halikı Zülcelale göstermek gerekir.

 

 1-Hadesten ve necasetten temizlenerek, abdestli olmak.

 2-Huşu ve huzur ile ifa etmek, dünyevi düşünce ve meselelerden kalbi temiz tutmak.

 3-Kıbleye karşı olmak.

 4-Mücbir bir sebep bulunmadığı takdirde, sağ ayak üzerine oturup, ayak uçlarını sol taraftan çıkarmak veya diz üstü oturmak.

 5-Toplu zikir yapılıyorsa halka şeklinde oturmak ve dizlerin birbirine temas etmesini sağlamak. Yalnız hatmeyi yaptıranın dizlerine dizler temas ettirilmez.

 6-Rabıtayı mevt, rabıtayı mürşid ve rabıtayı kalb (rabıtayı huzur) yapmak.

 7-Güzel koku sürünmek.

 8-Dişleri misvaklamak.

 9-Samimi bir şekilde istiğfar etmek.

 10-Gözleri yummak ve zikrullah bitene kadar açmamak. Bununla ilgili sahih-i müslimde ki rivayet şöyledir.

 Hz Ali kerremallahü veche, kullar için Allah'a giden en kısa, en kolay ve Allah indinde en faziletli yolu kendisine göstermesini Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellemden istedi.

 Hz. peygamber sallallahü aleyhi ve sellem:

- Ya ali! Halvette ve yalnızken, celvette ve insanlarla bir arada bulunurken Allah'ı zikretmeye devam etmelisin. buyurdu. Hz. ali r.anh:

- Allah'ı nasıl zikredeyim Ya Rasulullah? diye sordu. Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellemde:

- Gözlerini kapat ve benim 3 defa söylediğimi dinle. Sonra sen 3 defa tekrar et ben dinleyeyim" buyurdu.

 Hz. peygamber sallallahü aleyhi ve sellem gözlerini kapatarak, yüksek sesle üç defa "La ilahe illallah" dedi. Hz. ali kerremallahü vechede büyük bir huşu içinde o nu dinliyordu. Sonra Hz. Ali r.anh gözlerini kapatarak, yüksek sesle 3 defa "La ilahe illallah" dedi. Hz. peygamber sallallahü aleyhi ve sellem: "benim ve benden önce gelen peygamberlerin söylediği en faziletli söz "La ilahe illallah"dır . Yer yüzünde "Allah, Allah, Allah..." diyenler bulundukça kıyamet kopmaz" buyurdu. 19

 11-1 fatiha 3 ihlası şerif okuyarak büyüklerin ruhlarına bağışlamak.

 12-Saadat-ı Kiramın isimlerini okumak.

 13-Zikrullahın yapılacağı yerin kapalı ve karanlık bir yer olmasına ve kapının kapatılmasına dikkat etmek.Bununla ilgili Ahmet İbni Hambelin müsnedindeki sahih hadis kısaca şöyledir. "Şeddad bin evsten rivayet olunduğuna göre:Hz. peygamber sallallahü aleyhi ve sellem bir grup sahabe ile evinde otururken "İçerinizde yabancı bir kişi varsa onu dışarı çıkarıp kapıyı kapayınız" buyurunca biz "içerimizde yabancı birisinin olmadığını" söyledik. Hücre-i saadetin kapısını kapatıp oturduktan sonra, bir süre "La ilahe illallah, la ilahe illallah" diyerek, topluca ve yüksek sesle zikrettik" 20

 14-Zikir esnasında kendini kaybetmemeğe, cezbe hali vuku bulsa dahi kendisini tutmağa gayret etmek.

 15-Eğer zikrullah toplu yapılıyorsa sesini imamdan fazla yükseltmemek.

 16-Zikrullahın bitiminde hemen kapıları açmamak, ışıkları yakmamak.

 17-Zikrullahın bitiminde hemen dünyevi düşüncelere kapılmadan kalbine teveccüh etmek.

 18-Zikrullahın bitiminde hemen kesinlikle su içmemek.

 19-Zikrullahın bitiminde yaşadığı hali mürşidinden gizlememektir.

 20-Ayrıca intisab etmemiş kişileri hatmeye almamak.

 21-Hatmede okunan surelerin sayısının takibi açısından, hatmenin taş vs ile yapılması.

 

 

 

 

ADAPLA İLGİLİ YARARLANILAN ESERLER:

1-Risale-i Halidiye ve Adab-ı Zikir Risalesi (Mevlana Halidi Bağdadi k.s.)

2-Veliler ve Tarikatlarda Usul (Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi k.s.)

3-Gümüşhanevi Ahmet Ziyaüddin (İrfan Gündüz)

4-Tasavvufi Ahlak 1-2 (Mehmet Zahid Kotku k.s.)

5-Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar (Ömer Ziyaüddin Dağıstani k.s.)

6-Evradı Bahaiye (Derleyen Mehmet Veli Şen)

7-Hatme-i Hacegan Risalesi (Ömer Yıldız)

8-Zikir Risalesi (Ömer Yıldız)

9-İslam Sevgi ve Tasavvuf (Mahmud Es'Ad Coşan)

 

 

 

NOTLAR

1 (Ahzab/41-42)

2 (Bakara/152)

3 (Cuma/10)

4 (Nisa/103)

5 (Enfal/45)

6 (Nur/37)

7 (Nisa/142)

8 (Araf/205)

9 (Ahzab/35) 

10 (El-Lü'Lü-ü vel Mercan c/3 s/278-279 H.No/1722) Muhammed Fuad Abdulbaki

11 (Hatmei Hacegan Risalesi s.8-9) Ömer Yıldız

12 ( Risale-i Halidiye ve Adab-ı Zikir Risalesi s.61-62) Mevlana Halidi Bağdadi Mütercim Mehmed Zahid Kotku

13 (Gümüşhanevi Ahmed Ziyaüddin s.274) İrfan Gündüz

14 (İslam, Sevgi ve Tasavvuf s. 103-104) Mahmud Es’ad Coşan

15 (Evradı Bahaiye s.23) Derleyen Mehmed Veli Şen

16 (Zikir Risalesi s.165-Hatme-i Hacegan Risalesi s.84-86) Ömer Yıldız

17 (Zikir Risalesi s.165-Hatme-i Hacegan Risalesi s.84-86) Ömer Yıldız

18 (Evradı Bahaiye s.24) Derleyen Mehmed Veli Şen

19 (Tasavvuf ve Tarikatlarla ilgili fetvalar s.65-66) Ömer Ziyaüddin Dağıstani

20 (Tasavvuf ve Tarikatlarla ilgili fetvalar s.67-68) Ömer Ziyaüddin Dağıstani