Sakal ve bıyık meselesi mezhepler arası farklılık gösteren bir mevzu. Kısa mı olmalı uzun mu olmalı, ne kadar kısaltılmalı, sakal bırakmak ya da bırakmamak ne ifade ediyor. İşte islam fıkhının cevabı.

Cenab-ı Hakk'ın en az sevdiği amel olan talak meselesi malesef günümüzde bir hayli çoğaldı. Gerek günlük hayatta gerekse internet aleminde her taraf talak sorusundan geçilmiyor. Detaylarına herkesin vakıf olması beklenemez belki ama belli başlı talak meselerini ana madde halinde bilmek herkesin boynunun borcu. En azından şu bilgileri..

Bu mevzûda öncelikle şunu ifade edelim ki; hanımlar, Hanefî fıkhına göre yanlarında nikâh düşmeyecek kadar bir yakını (nâmahremi), yahut da beyi olmadıkça yalnız başlarına hacca gidemezler. Şayet Hanefî mezhebine mensup bir hanımefendi illâ da gitme ihtiyacını hissediyorsa, Şâfiî mezhebini taklid ederek gidebilir. Çünkü Şâfiî mezhebinde, yol emniyeti bulunduğu takdirde, üzerine hac farz olan hanımın, diğer kadınların arasına karışarak gitmesi câizdir. Ancak bu da farz olan hac için geçerlidir.

Kur’ân-ı Kerim’de, altı yerde “Kur’ânen Arabiyyen” ifadesi geçer.  Yani Cenâb-ı Hakk, Kur’ân-ı Kerim’i Arapça olarak indirdiğini bildirir. Bu hususu beyan eden âyetlerden birinin meali şöyledir:
“(Emrolunduklarını) onlara iyice açıklasın diye, her peygamberi yalnız kendi kavminin lisâniyle gönderdik. Artık Allah kimi dilerse saptırır, kimi de dilerse doğru yola götürür. O, (irâdesinde) yegâne (hâkim ve) gâliptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.” (S. İbrâhim, 4)
Bu durumda,

Hadisi ahad, Hadisi cibril, Hadis-i Merdüd, Hadisi Mevdu gibi hadis literatüründe bir kaç kavramın kısaca izahı. Her mümine lazım sözcükler..

“Bir senenin geçmesini beklerken bütün malını kaybedip, fakir düşen kimse, zekat vermekle mes’ul müdür? sorusunun cevabını da içine alan kudreti mümekkine ve kudreti muyessira nedir, hangi ibadetlerde vakidir?

Öncelikle; sakal sünnet-i hüda değil, sünnet-i zaide'dendir.. Örf ve adete binaen bırakılmıştır.. O zamanın ehli kitabından bazıları sakalı keser, bıyığı uzatırdı.. Bu zamanda ise tam tersini yapıyorlar.. Resulullah Efendimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) onlara muhalefet olsun diye yukarda nakledilen ve her nedense hep yanlış anlaşılan hadisi şerifi zikretmiştir..

   
© incemeseleler.com