Cuma hutbesi hakkında diyanet işleri başkanlığının 1954 yılında göndediği bir tamim çok kıymetli ve ibretli hükümler ihtiva ediyor.. İslamın esaslarını ve sünnete riayet hususunu ne güzel ifade ediyor.. Mutlaka okuyup bu temel bilgiye sahip olmak lazım..

“Kabe imamlarının arkasında namaz kılınmaz. Kılanlar sonra iade etmelidir. “ şeklinde bir bilgiyi ara ara çevremizden duyanlarımız vardır. Peki gerçekten Kabe İmamlarının itikadlarına istinaden böyle bir hareket doğru mudur?

Faziletine hayran kalınan amellerden olan, namazdan sonraki tesbihatın, eller ve tesbih ile çekimi hususu asırladır devam eden bir hakikat. Peki hangisi daha faziletli ve el ile tesbihin az bilinen adabı nedir?

Hanefi mezhebine göre öğle ve akşam namazlarını takvimlerdeki zaman dilimi içerisinde kılamayanlar için,o vakitte  farklı bir ictihadla amel ederek mevzu bahis namazlarımızı eda olarak kılabiliyoruz.

Diyanet din işleri yüksek kurulu, eskiden beri zaman zaman çok iyi kararlar veriyordu.Bu defa da geçen hafta son derece güzel bir karar vermiş. 1400 seneden beri camilerde bir tane sandalye görülmezken bir senedir her taraf sandalye dolmuştur. Mesele dinde reform hareketinin bir tatbikatıdır. Gizli eller bu işi cami dernekleri ve görevlilerin eliyle masum görüntülerle yapıyor amma işin arkasında İslam düşmanı eller vardır. Bu iş son derece önemlidir. İşte diyanetin almış olduğu karar.

Özellikle teravih namazlarında veya hızlı kıraat esnasında İhlas suresini okurken, ....Ehad- Allahüssamed ayetlerini birleştirip (ehadü-nillâhüssamed) şeklinde okuyanlar oluyor. Bu caiz midir?

Başkasının evine giren eğer yabancı ise izin istemeksizin girmesi helâl olmaz. Çünkü Cenab-ı Hak “ Ey iman edenler ehline selâm verip ünsiyet edesiye kadar kendi evlerinizden başka evlere girmeyiniz.” buyurmuştur.[1] İzin istedikten sonra içeri girmek helâl olur. İçeri girince önce selâm verir. Eğer içeriye girmeye izin verilmezse dönüp gider.

   
© incemeseleler.com